19 Haziran 2011 Pazar

birkaç saatliğine çocuk olmak...

Bugün Babalar Günü...
Öncelikle kendi babamın ve tüm babaların gününü kutlamak istiyorum..
Şu an babamdan ayrıyım çünkü onlar tatilde ama olsun..Kalplerimiz bir bizim canım babamla..
İyi ki var babacım ve ben böyle özverili bir babanın küçük kızıyım..

 Malum Ankara'da yağmurun ardı arkası kesilmiyor. Ama
bu bizim gezmemize, kaçamak yapmamıza engel değil..Gelelim aşkımla dünkü gezimize.
Sevgilimle daha çıkarken gitmiştik Hayvanat Bahçesine seneler önce.
Dün  çocukluğumuza bir yolculuk yaptık, öğlen cafeyi kapatıp firar ettik :)
İkimizde hayvan düşkünüyüzdür, çocukluğumuzda evde kedi beslemiştik. Şimdi
ise dünya tatlısı iki küçük su kaplumbağamız var evde..
Sokak hayvanlarına ise hiç dayanamayız nerde görsek mutlaka besleriz. Hatta CemRe Cafe'de
güzeller güzeli bir kızımız ve torunlarımız var :)Hem kızımız hem onun kızı yeni doğurdu şimdi besiye aldık onları..

Hayvanat Bahçesi kısmen güzelleştirilmiş ama hala hayvanların bakımında
ve temizliğinde bayağı eksikler var.
Seneler önce gördüğümüz devasa Fil ise rahmetli olmuş :((

Gezimize su hayvanlarıyla başladık..Timsah, balık çeşitleri, sürüngenler...


Sonrasında maymunlar, kuşlar, kediler, köpekler, tilkiler, kurtlar derken züraafaya geldi sıra :)



Ellerinle beslemek o kadar keyifliydi ki...
Sonrasında keçilere yöneldik. Aman Allah'ım küçücük bebekleriyle o kadar şirinlerdi ki..




Sincap, deve kuşu, kartal,şahin, ayılar, flamingolar,kangurular derken oyun alanında aldık soluğu. Bu bölümde
çocuklar Ponylere biniyor, oyuncak aletlerde kendilerini kaybediyorlar.
Biz de onlara ayak uydurduk; tabancayla atış yapıp ata bindik.
Evet yanlış duymadınız bu alanda ata binebiliyosunuz :)
Ben seneler önce İstanbul Atlı sporda aile dostumuzun atına binmiştim ama
Cem'im hayatında hiç ata binmemişti.
2 tur 5 TL. Hem de kır ata bindik :)



Son olarak sevgilimin favori bölümüne geldik. Aslan- Kaplan kafesleri..
Öyle heybetlilerdi ki kafeste olmalarına, arada teller olmasına rağmen insan ürküyor..


Hayvanat Bahçesinin içinde ufacık bir bina var Atatürk ve Çiftlik diye..
Giderseniz gezmenizi tavsiye ederim. Atatürk'ün çiflik alanını seçişi,
çiftçilere verdiği desteği görüyorsunuz..

Atatürk Orman Çiftliğine kadar gitmişken çıkışta hep önünden geçtiğimiz ama gezmek nasip olmayan
Atatürk'ün evini ziyaret ettik..



Selanik'te doğduğu evin aynısı. İçeriye girdiğinizde etkilenmemek elde değil..
Bir de şansımıza tam evi gezerken şehir dışından gelen Gazilerle karşılaşmak bambaşka
duygular yaşamama neden oldu...

Çıkışta başbaşa güzel bir de yemek yiyip evimizin yolunu tuttuk..
Çocuklar gibi şen, keyifli ve duygusal bir geziydi :))




Hiç yorum yok: